Kırık Bir Düştür Amasra

Köşe Yazıları

amasra-'da gün batımı

Kırık Bir Düştür Amasra

 Hayat denilen koca denizde birer kayıkla açılıyoruz her birimiz. Kimimiz koca yatlar içinde sefa içinde yaşarken, kimimiz yağmur altında nasırlı ellerle asılıyor sandala. Bir bakmışız kıyıya vurmuş kırık dökük sandal, bir bakmışız tam ortasındayız dört yanda su var, bir bakmışız daha yola çıkamamış avuçlar. Sular hırçın, rüzgâr asi. Kim bilir kırık dökük sandal kaç rüzgâr yedi, ceplerinde sonbahar.

 Bu koca denizde küçük elleriyle bir kız çocuğuna vuruyor güneş. Kendinden büyükçe bir sandala oturmuş gövdesi. Hayallerini de almış yanına. Su vurdukça düşlerine, o; ıslak hayallerini asmış yarına, mandalı umut. Dolanırken kendi yolunda, bir başka sandala çarpmış yüreği. Göğünde kuşak açmış, yüreğinde bakire duygular. O sandala bel bağlamış, küçük kızın düşleri. Ama gök öyle deli,  rüzgâr hırçın bir tay gibi, bulutlar sis düşürmüş yoluna. İstemiş ki fark edilsin, yoluna çevirsin burnunu; kalbini emanet ettiği sandal. Denizde yol çizmiş, yaşanmışlık biriktirmiş, iki ayrı dünya. Önde kıyısız bir adam, ardına bakmadan geçmiş rüzgârlardan. Ardına yüreği su alan küçük bir kız düşmüş. Deniz tüm renkleriyle tanık. Deniz kara, koca çığlıklardan dalgalar. Varmışlar Karadeniz’e. Adam varmış kıyısına, köklerini saldığı Amasra’sına. Ardına; bilmeden uçurduğu gözlerini sahiplenen bir düşle. Düş narin, düş berrak. Kıyıda ölüm sessizliği. Şehrin itinalı büyüsü. İki ayrı kaleye sığınmış gözler. Denizi iki ayrı kıyıda sakinleştiren dalgakıranlar. Şimdi noktasız bir hikayeyi taşır , deniz kokar Amasra. Kalelerinde kırık bir düşün yaşı akar. Asimetrik merdivenlerinden iner küçük kızın ezgileri. Dağlarından denizine salınır uzun saçları.
Ne zaman Amasra’ya insem, ne zaman o tahta gıcırtıları eşliğinde oyuncaklar satılan sokaklarından geçsem. Ne zaman büyük kayaların denizin bağrına oturduğu dalgakıranda yürüsem, gün batımının renklendirdiği sahilinde kuma bulansa ayaklarım, tavşan adasından sesler duysam, içimdeki aykırılıkları bağlayan köprüsünde dursam, hiç tanımadığım sarı saçlı, renkli gözlü yüzlere bulansam, küçük bir kızın, kırgın düşüyle dolar yüreğim. Belki de bu yüzden küçük kızın düşünü gerçek kılmış, el ele sevdalar doldurur bu diyarı.

 

Zuhal Kaya

11.12.2010

  

Sponsored Links