Çekicilik Sanatı

Köşe Yazıları

Cekicilik ürünleri, yarımada üzerindeki surların güney eteklerinde yer alan Çekiciler caddesinde satılır. Söz konusu yer, ticari anlamda Amasra’nın atar damarıdır. İmalat yerleri bir -iki dükkân hariç Amasra’ya üç km uzaklıktaki Ahatlar köyündedir. Bir tür oymacılık olan Çekicilik sanatının, M.Ö. 1200 yıllarında yaşayan Fenikelilere kadar uzandığı rivayet edilir. Fenikelilere ait ticaret erbabı, anılan sanatı, Mısırdan alarak Sesamos şehrine taşımış ve bölgede var olan ıhlamur ağaçları, bu sanatın kalıcı olmasını sağlamıştır. Arasıra kesintiye uğrayan sanat, Osmanlılar zamanında da sürdürülür. 16.yy.da bu sanatla uğraşanlar, belirli bir bölgede imalat yerleri açmaya başlarlar. Söz konusu yer, bugünkü Çekiciler caddesini kapsamaktadır. 17. yy’da İstanbul’daki saraydan, mobilya siparişi verilir. Zamanında teslim edilen mobilyalardan sonra bu sanata olan ilgi daha da artar. Devrin ustaları bilek gücü gerektiren alet ve edevat kullanmışlardır. 19.yy’ın birinci yarısında elektrikli tornaların devreye girmesi, elle çalışan demirbaşların terk edilmesine neden olur. O zamana kadar yumuşak nitelikteki ağaçlar kullanılırken artık, şimşir, ceviz, ardıç ve kestane türü ağaçlar tercih edilmeye başlanır. Bu ağaçlardan salata ve kuruyemiş tabakları, baharat takımı, bal kavanozu, merdane, oklava ve ceviz kıracağı gibi hediyelik eşyalar üretilir. Giderek artan turizm yoğunluğu, var olan hevesleri daha da artırır. Neticede leylek, gemi maketi, yüzük ve daha birçok hediyelik eşya mevcut ürünlere ek olarak devreye girer. Son on yıldan beri Tel Kırma, Sarma ve kanaviçe türü el emeği göz nuru eserler, Çekicilik sanatı kapsamındaki ürünlerle birlikte dükkânların vitrinlerini süslemeye başlamıştır. Amasralılar, hediyelik eşya ile turist arasında enteresan bir bağ kurmaya çalışırlar. Eğer turist bir ürün almadan giderse bu durum Amasra’yı sevmediğinin işaretidir.

İsmail AKTAŞ

  

Sponsored Links