Amasra Gezilecek Yerler

Amasra Haberleri

Küçük Kilise – Chapel (Amasra Kültür ve Sanat Evi)

Amasra iç kale içinde, eski bir Chapel (küçük kilise)’dir. 15. yy. da mescide dönüştürülen şapel , 1930 yılında da ibadete kapatılmıştır. 2002 yılında Amasra Müzesi tarafından restore edilerek “Kültür ve Sanat Evi” olarak hizmete açılmıştır.
9. yy. da çok itinalı bir tuğla-taş örgü sistemi ile yapılan Chapelin pencere kenarlarındada özel desenler kullanılmıştır, 11 X 7 m. boyutlarındadır. Ambon Tonozu’nda “ Hz. İsa’nın Göğe Yükselişi” betimlenmiştir. Bunun yanında Narthex ve Ambon’un diğer bölümleri, renkli ve dinsel konulu duvar resimleri (Fresk) ile süslüdür. Ancak, freskler zamanla hasar görmüştür.

 

 

 

 

 

 

 

Amasra Galla Bazarı ( Kadınlar Pazarı )

Adını, bahçesinden ve hayvanlarından elde ettiği sütten, yoğurda, biberden, mısırdan, fındıktan, domatese, çilekten vişneye kadar tazecik ürünleri burada pazarlayan vefakar kadın larımızdan almıştır.

Amasra’da yaz-kış demeden her Salı ve Cuma günleri kurulan Galla Pazarı; bir yandan 200 yıllık bir geleneği yansıtırken, diğer yandan da köylüyle kentliyi kaynaştıran önemli bir pazaryeri olma özelliği taşımaktadır. Yöresel organik köy yiyeceklerine ulaşımı kolaylaştırır. Köylüyle kentli arasındaki iletişimi güçlendiren bu pazarı kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Amasra’nın sıcak kanlı insanlarıyla sohbet etmenin keyfini çıkartın…

Videolu Tanıtımı

Roma Eyalet Meclisi Sarayı (Basillique)

Amasra’nın güneyinde sahile yaklaşık 1,5 km uzaklıkta bulunan Bedesten

Bedesten (Eyalet Meclisi Sarayı, Basillique) Hakkında Bilgiler,

Metropolis (Eyalet başkenti) Amastris’in geniş bir alan içinde büyümesi, kalabalık ve planlı bir kent görünümü alması için imparator Traianus (98-117) zamanında imar çalışmalarına hız verildiği sanılıyor. Resmi alan (Form), Eyalet Meclisi Sarayı (Basillique), Şeref yolu (Arter), Tiyatro, Akropol, Tapınaklar, muntazam cadde ve lağım şebekeleri. Güneydeki Akropolden başlayarak yarımadaya doğru, kent dokusunun başlıca nirengileri bunlardı, aşağı yukarı hepsi de M.S. 1. yüzyılın ikinci yarısı ile 2. yy başlarında yapıldı. Bugün “Bedesten” denen ve o zamandan kalma eserlerin en iyi korunmuşu sayılan Basillique’in dışında, yaklaşık 5000 kişilik tiyatronun bir girişi, Akropol surlarının küçük bir parçası, Arter’in bazı sütunları, alt yapıyı oluşturan su ve kanalizasyon şebekelerinin büyük bölümü halen görülebilmektedir. Geniş Plastra (koşu ve oyun alanı) ile şehir agorasının kalıntıları ise diğer birçok eser gibi, kalın alüvyon birikimleri altında kaybolmuştur. Roma restorasyonunun lejyonözverili çalışmalarıyla

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Fatih Camisi – Amasra

9. yy.da Amasra Kalesi içinde yapılmış eski bir Bizans Kilisesidir. Amasra’nın 1460 yılında, Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi sırasında camiye çevrilmiştir.
Dönemin tüm yapı özelliklerini taşıyan yapının Narthex (İlk Cemaat) bölümü ile Ambon (Apsis) çıkıntısı sonradan mekâna katılmıştır. 19×11 m boyutlarındaki caminin, 1887 yılında dört duvarı dışında mekânı örten ve yer yer yıkılma tehlikesi gösteren beşik tonoz çatısı kaldırılmış, yerine ahşap tavan ve çatı yapılarak büyük bir onarımdan geçirilmiştir.

Türkiye’de ve diğer İslam ülkelerinde rastlanılmayan “Cuma hutbesinin kılıç çekilerek okunması” geleneği günümüzde Fatih Camii’nde yaşatılmaktadır.

Bilindiği gibi, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’in savaş kıyafetleriyle gittiği Mekke’de Cuma hutbesini kılıcını kınından çıkararak okuması; yıllarca “Sünnet” kabul edilerek bütün camilerde uygulanmaya başlamıştı. Geçen 1400 yıllık sürede bu gelenek zamanla unutulmuş olsa da, Amasra Fatih Camii’nde hala sürdürülmekte ve hayli ilgilerini çekmektedir.

  

Sponsored Links