Ahval ve Şerait-Özeleştiri ve Bir Çağrı

Köşe Yazıları

İstanbul’da yaşayan bir Bartınlı olarak memleketimde yaşanan gelişmeleri büyük bir dikkatle ve çoğu zaman vehametle izliyorum.Güzel ilimizin ileri gelenleri tabiri caizse kodamanları hala yuvarlak kelimeler etrafında dönerek külahını ortaya koymaya çekiniyor. Keza halka dönüp termik santrale karşıymış gibi duran sert ve dik hatları törpülenmiş açıklamalar yaparken Hema Aş ve bakanlık yetkililerine el pençe divan durup yatırım yatırım diye kem küm etmelerine şaşırmıyorum doğrusu. Ne şiş yansın ne kebap tavrında olanların Bartın Amasra memleket sevgisine doğa sevgisine ve kökende insan sevgisine  inanma zorluğu çekiyorum. Keza eski toprak bir amcamız bizim oranın toprağından çömlek olmaz diye kulağımızı çektiğinde yok be amca o kadar da değil bak gene güzel şeyler oluyor birliktelik adına derken şuan yaşadığımız durumu düşündüğümde yanılmak o kadar acı veriyor ki bana…

Vali beyin moderatörlüğünde yapılması planlanan toplantıya değinecek olursak  bence buradan net bir sonuç çıkmaz. Çıksa bile bu toplantının sonucuna göre HEMA nın yatırım planında değişiklik yapacağını düşünmek çok sağlıklı olmaz. Demek istediğim şudur bu toplantıda varsayalım HEMA gerçekten köşeye sıkıştı veya HEMA nın karşısına gelecek olacak arkadaşlarımız bu toplantıdan alnı ak ve haklı çıktı diyelim. HEMA eyvahlar çekip bu toplantıda kamuoyu desteğim azaldı deyip termikten vazgeçecek diye düşünmek ya datam tersi  halkı tamamen çevreci birlikteliklerin içinde gerçek bir destekçi olarak aktivistmiş gibi çalışacağını düşünmekte yanlış olur. Keza bizim toprağımızda bir yerel gazetecinin Amasra’da turizm olsa ne olmasa ne olur oraya Ankara’dan şurdan buradan fuhuş yapmaya geliyorlar gibi kendi rezil rüsvane  iç dünyasını yansıtan kelimelerine şahit olmak yada yansıtmayıp düşünen bu fikirleri kendi yaşamına kaypaklıkla uyarlayan  insanlarımız olduğunu bilerek ve hatta önce ki yazımda belirttiğim gibi birbirimizin elinden tutamadan/tutmadan yürüme bandında HEMA ya savaş açtığımızı düşünürsek pek haksız da sayılmam.

Gün birlik olma günüdür. Ve bütün egoları saçma kıskançlıkları hesapları yanlış anlamaları vs. bir kenara bırakıp bütün demokratik kitle örgütleri sendikalar odalar dernekler çevre toplulukları akademisyenler öğrenci birlikleri vs.  temsilcileri ile bir araya gelmeli bütün gücü desteği Bartın için seferber etmelidir.

Çevre birlikteliklerinde yada termik santrale karşı bir şekilde aktif görev almış yada ucundan kıyısından bu mücadele sürecinde görev almış herkese sesleniyorum…

Bu yazıyı ister bir çığlık ister bir çağrı ister mırıltı ister sesli düşünme olarak algılayın yada yorumlayın. Ama hiç kimse termiğe karşı mücadele edenlerin birlikteliğin  dağılmışlığını ve birbirinden bağımsız hareket etmeye ve gölge eylemlerle yürütmeye çalıştığını inkar edemez. Hele bunun mücadelenin zararına olduğunu  hiç inkar edemez.

Ahval ve  şerait böyle  iken ve HEMA bütün güçlerini kullanarak halka ve ilin kodamanlarına her geçen gün bir adım daha yaklaşırken birlik için bir girişim yapılmaması İstanbul’da yaşayan bir Bartın sevdalısı olarak benim canımı acıtıyor.

Birlik olalım… Önce memleketimizde birbirimiz ile… Batı Karadeniz’deki komşularımız ile Karadeniz ile ve tüm Türkiye’deki çevre örgütleri ile birlik olalım… Dayanışalım. Eğer mücadele yürüteceksek yerelden ulusala ulusaldan evrensele büyüterek yürütmeliyiz.. Fikrimiz zikrimiz Amasra Bartın Karadeniz Türkiye Dünya olmalı…

Birlik olalım. Herkes bir köşe de ben demiştim beni dinlemediler ben koştum hep ben ben ben ben… Yeter artık. Toprağımızı doğamızı tarihimizi denizimizi balığımızı suyumuzu çocuğumuzu ne ben kurtarabilirim bu inatla bu egoyla bu kıskançlıkla ne de ssen… Tek kurtarıcı var o da BİZ…

Daha ne kadar birlik çığlığı atmalıyım bilmiyorum… Bir daha ki sefere tek tek isim isim yalvaracağım…

Ergin BOZKURT

  

Sponsored Links